US

Serin sonbahar günü… yaprakların havada ki dansı ,sigara dumanımın kaçışı, her şey tam da ılık rüzgarı olan sonbahara yakışır davranışlardı, formamın düğmelerini iliklemeye çalışırken arkadaşlarımı görmüştüm . Hepimiz çok heyecanlıydık, aptalca düşüncelerin kafamızın içinde tur attığını biliyordum, hatta benim saçmalık dizilerim gruptakilere tur bindirirdi , emindim bundan en absürt şeyler benden çıkardı çünkü.. aptal ben neden kafamın içindeki düşüncelerle kafamın içinden her seferinde kavga ederdim ki.. Grupta ki herkes heyecanlıydı deli görecektik, deli şakası yapma çabası içinde olan sınıfın komik olmak zorunluluğunu ilke edinmiş öğrencileri başlamışlardı bile mesailerine. Ne yapacağımızı bilmiyorduk. Efsaneler dolaşmaya başlamıştı ilk dakikalardan itibaren. Saldırıyorlar deniliyordu. Deli gücü 10 kat fazladır gibi laflar. Yüz vermemek lazımmış, sigara isterlermiş, kullanırlarmış bizi, para isterlermiş, yalan söylerlermiş. Bunlar söylenmeye başlayınca hiç de deli olduklarını düşünmemiştim açıkçası bunları tüm insanlar yapmıyor muydu ki, annelerimiz anlatır ya sürekli bilmem kimin kocası karısına şunu şunu yapmış diye işte bu anlatılanlar ile annemin her defasında tanımadığım kişilerin anlattığı kişiler aynıydı hemen hemen.
Karşılaşacaktık, korkuyorduk, tedirgindik, profesyonel olmalıydık, heyecanlıydık, meraklıydık. Deliye meraklıydık. Hastalardı onlar evet bunu biliyorduk ama onlarca deli bir aradaydı ve biz onları tedavi edecektik. Farklı farklı hikâyeden deliler. 13 kişiydik tam uğursuz olabilecek bir gruptuk. Erkek arkadaşlarımız adrenalin gibi değerlendiriyorlardı bu durumu. Kötü davranarak eğleneceklerdi böyle düşünüyorlardı, elektrik şok uygular mıyız acaba diye soruyorlardı patavatsız bir tavırla. Acaba ilk ne derlerdi bizlere. Hepsi aynı seviye değillerdi mutlaka onlara ayrı ayrı nasıl davranacaktık. Deli olduklarını hem bilip hem de onlara deli gibi nasıl davranmayacaktık. Deli de davranıştan anlardı ya da anlar mıydı?
Kadın hastalar , erkek hastalar , madde bağımlıları hepsi bir alandalardı. Nasıl bir arada yaşayabiliyorlardı. Karşılaşmaya az kalmıştı dakikalar geçmek bilmiyordu. Aklımda binlerce soru vardı o an. Keşke geçmişlerini , geleceklerini görebilseydim. Nasıl yardımcı olabilirdim hastalara, ya bizi sevmezseler , ya düşman sanırlarsa bizi , kızarlarsa nasıl tepki vereceklerdi ,kafamın içinde susmuyordum , “gevezelik etme de bekle kızım” diye azarlıyordum susmayan iç sesimi. Ellerim terlemeye başlamıştı bile. Ya kalp atışım , korku da değildi bu. “Savunma yapamam” diyordum kendi kendime. Çok fazla Kafamın içinden konuşuyordum yine o sabah bekleme anında. Anlatılan hikayelere göre büyük bir macera yaşayacaktık, peki bende ki bu sırt ürpermesi , avuçlarımın terlemesi , yerinde duramama hali de neyin nesiydi. Gruptan arkadaşım Tuba “işaret ettiler millet hadi toplanın içeri giriyoruz sanırım” dedi. “İşte başlıyoruz kızım” diye yine içimde ki ben bana durumu anlatıyordu. “Sus bee salak şey görüyorum olanları” dedim kendime. Aman yarabbi ben akıllı mıyım ki.
Uzun koridorlar bekliyordum ancak bu kadar geniş ve uzun koridor beklemiyordum , demek ki çok kişi var. Televizyon açıktı duvarda yüksekte asılıydı televizyon , televizyonun karşısında bankta 2 kadın oturuyordu. Biz girince kapıdan kafalarını kısa bir an bize çevirdiler , bizi tanıyorlardı sanki beyaz önlük dikkat çekici değildi hatta sıradandı onlar için. Ancak bu kadar umursanmamak hoşuma gitmemişti , hani onlar şebek gibi etrafımızda dolaşacaktı iç sesim saçmalamıştı yine. Kısa bir bakış bizim ne mal olduğumuzu anlamalarına yetmişti sanki , o zaman bunlar nasıl deli oluyordu. Biz yıllarca bakıp yanılıyorduk , anlayamıyorduk kişileri. Bu iki kadın nasıl bu kadarcık kısa bakışı tanışmaya yetirmişlerdi akıllılarmış ya da deli. Televizyon da gündüz kuşağı kadın programı vardı ilgilerini çekiyordu anlaşılan , gülüşüyorlardı arada ya da bozuluyorlardı programcıya küsüp gidiyorlardı bahçe kapısına doğru.
Personelle tanışma iş ortamı faslı çok kısa sürmüştü , gözlem yapacakmışız , dikkatli olacakmışız , tek dolaşmayacakmışız , öğlen yemeğimizi yiyeceğimiz yer , dinleneceğimiz yer ve kat ofisi gösterilmişti. Kafamın içinde konuşan geveze kızın söyledikleri gibi olmamıştı. Tedavi birebir yoktu , çok yaklaşmak yoktu , adeta izole edecektik kendimizi. Biz böyle nasıl işe yarayacaktık ki yanlış birşeyler vardı,dışarıdayken hastalara yakın olma düşüncesi vardı o nereye gitmişti, sanırım koridorları görünce tamam bunlara dikkat ederiz demiştim ne aptallıkmış korkmuştum ürkeklik ne kazandıracaktı onları ilk günden kaybetmiş olacaktım.
Saçma belki ancak onları iyileştirmek istiyordum , ben ordan ayrılana kadar birkaç kişiyi tedavi etmeliydim. Benimle birlikte çıkmalıydılar. Grup tam gırgırdaydı. İlk saatten dalga geçmeye, el şakaları yapmaya başlamışlardı. Hastaların yanında kasıtlı Sigara içiyordu erkek arkadaşlar , hastalarda felaket bir şekilde sigara tüketiyorlardı. Bağımlılardı. Erkek arkadaşlardan Furkan’ın attığı sigara izmaritini alıp içiyorlardı hem de kavga edercesine birbirlerini hırpalarcasına ufak bir duman için bir saat koşmaları vardı. Koşunca sigara erken bitiyor rüzgardan dolayı yani biten , tükenen sigara için hem koşuyorlardı hem de kavga ediyorlardı. Kötülük yapıyordu gruptakiler , eğleniyorlardı , bende gülüyordum bazı şeylere. Şimdi bunları yazarken , hatırlarken ki utancımı tarif dahi edemem. Onlar deliydi de biz insan mıydık?
Devamı yarın yada olmayabilir..

Yazar: webstar

2002 Yılında sanal mecraya katılan Webstar ; Web Yazılım, Web Tasarım ve SEO alanında kendisini geliştirmiştir. Aynı zamanda Makine Mühendisidir.

Bu yazıya paylaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir